Amsterdam Gezisi

Kız arkadaşım öğretmen olduğu için maalesef yıl içerisinde istediğimiz zaman tatile çıkamıyoruz, ancak yaz aylarında 2 ay, sömestr tatilinde ise 2 hafta zamanımız oluyor bir yerlere gidebilmek için. 2015 sömestr tatilinde bu kez Amsterdam’a gitme kararı aldık. Sonradan anladığımız üzere, kış ayları Amsterdam tatili için hiç uygun değilmiş ama yine de gezmek güzel şey.

Öncelikle Pegasus Havayolları’ndan 30 Ocak gidiş, 3 Şubat dönüş olacak şekilde bilet aldım. Daha sonra bu tarihlere uygun otel bulmaya çalıştım. Amsterdam şehir merkezine yakın oteller ya pahalıydı ya da çok eski otellerdi. Booking.com ve TripAdvisor sitelerinde fiyat/performans üzerine çok uzun süre uğraştıktan sonra merkeze yaklaşık 2km uzaklıktaki Iron Horse Hotel‘de yer ayırttım. Açıkçası otelin özellikleri 4 gecelik 275 euro olan fiyatına göre oldukça iyiydi.

30 Ocak günü 10:40’ta Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kalkan uçağımız Amsterdam Schipol Havalimanı’na indiğinde yerel saat 15:40 olmuştu bile. 2014 Ocak ayındaki İtalya seyahatinde olduğu gibi soğuktan dolayı gezememe tehlikesine karşın bu kez kalın giyinmiştik. İnerken hava sıcaklığı İstanbul’dan çok düşük değildi. Pasaport ve vize kontrolünden geçip şehir merkezine gitmek için kullanacağımız treni aramaya başladık.

Havalimanından kalkan ve hiç bir istasyonda durmayan trenin son durağı Station Amsterdam Centraal (Amsterdam Merkez İstasyonu). İstasyonun büyük ve güzel binasının ana çıkışının açıldığı meydan şehrin tam merkezi. Buradan kalkan tramvaylar ve meydandan girilen metroyla şehirdeki bir çok noktaya ulaşmak mümkün. Amsterdam’da metro sistemi daha çok şehrin uzak yerleşimlerine (banliyö-suburb) gitmek için kullanılıyormuş. Biz her turist gibi tramvayı tercih ettik.

Amsterdam Centraal

Şehirde ilk farkedilen şey bisikletler,temiz sokaklar, botlar, köprüler, kanallar ve yine bisikletler. Yaşlısı genci bisiklete biniyor. Kar yağarken bile atkı bere takmamış genç kızlar bisikletle bisikletler için yanan kırmızı ışıkta bekliyorlardı. Türk insanı için, özellike İstanbul’da yaşayan Türk insanı için, çok çok farklı bir kültür. Bizde ise sevgilisinin arabasının -ki onu da herifin babası almıştır- sağ koltuğuna kurulan kızları düşününce kültür farkı gözünüze iyice batıyor.

Amsterdam her ne kadar küçük bir şehir olsa da İtalya gezisinde olduğu gibi müzelere ücretsiz giriş, ücretsiz toplu taşıma araçlarını kullanmak ve etkinliklere katılım için Amsterdam’da da şehir kartı satın aldık. I amsterdam City Card sitesinden hangi müzelere ücretsiz hangilerine ise indirimli giriş yapılabileceiğinizi inceleyin. Eğer çok sayıda yer geziyorsanız mali olarak başarılı bir iş yaparsınız. 24-48-72 saat geçerli olacak şekide hazırlanmış kartlarla tüm toplu taşıma araçlarını (otobüs, tramvay, metro) bu süre içerisinde ücretsiz kullanabilirsiniz. Bizim aldığımız 72 saatlik kartın fiyatı Ocak 2015’te 69 euro idi. Kartla birlikte, otobüs metro ve tramvay hatlarını, duraklarını gösteren bir şehir haritası da veriliyor. Kartınızı merkez istasyonun hemen dışındaki danışmadan satın alabilirsiniz.

Amsterdam Gezisi – 1. Gün
Amsterdam Gezisi – 2. Gün
Amsterdam Gezisi – 3. Gün
Amsterdam Gezisi – 4. Gün

Leave a Reply


*