Kış
Küçük bir çocukken sevdiğim tek şey makinelerdi.Onlara bakmaya,onlarla zaman geçirmeye, nasıl çalıştıklarını incelemeye bayilirdim.Tokat’in soğuk kış günlerinde benim gibi sürekli ağır bronşit geçiren bir çocuk için en iyi oyun sahası kömür sobamızın işittiği oturma odamızdı.
Kömür sobasının borularının üzerinden geçirerek, annemin para verip aldığı iplik makaralarını kullanarak, vinçler yapmayı daha sonra annemin binbir laf ettikten sonra yine de bana yiyecek birşeyler vermesini çok severdim. O zamanlar herkes benim mekanik konularda iyi bir mühendis olacağımı düşünmüş olmalılar. Şu an ki halimi görselerdi o düşünenler ne derdi acaba?
Çocukken yetenekli bir çocuk sayılmazdim. Dışarı çıkartılmazdım kış aylarında sürekli hasta olduğum için.Bu yüzden dışarıda çocuklarla herhangi bir oyun oynayamazdım bu zamanlarda. Çocuklar kartopu oynarken ya da buz üzerinde kayarken ben camdan dışarı bakar bazen de tek kanalli siyah-beyaz televizyonumuzda Matematikçiler adlı çocuk programını, diğer çizgi filmleri izlerdik ablam ve kız kardeşimle.Nerden bilebilirdim ki onca yıl sonra matematikle hayatımın yeniden kesişeceğini ve ondan nefret edeceğimi.
Not: 90′lı yılların sonunda yazılmış bir denemedir, hatırlamıyorum ne zaman yazdığımı.
Comments (No comments)
There are no comments for this post so far.
Post a comment
You must be logged in to post a comment.